Ana içeriğe atla

Deyyan

En Son Yazılanlar

  • All Posts
  • Zihin
  • Terapi Notları
  • Öykü
  • NLP
  • Masal Sihri
  • Labirentteki Kelimeler
  • Kelime
  • İnsan
  • İletişim
  • Etkin Okuma
  • Hayat
Hayatla Aralanmak

Temmuz 27, 2026/

Hayatta kendine alan açabiliyor musun? Son zamanlarda her sayfasında tek bir soru bulunan defter tasarımlarını sıkça duyuyorum. Henüz alıp kullanmadım ama fikir çok hoşuma gidiyor. Soruların içeriğini tam olarak bilmiyorum; yine de insanın kendisiyle baş...

Kelimelerim Bu Kavşaktan  Dönüyor

Temmuz 23, 2026/

Yıllar sonra istediğim alanı yeniden açabiliyorum galiba. Günlük bloğuma geri dönebilir miyim, denemek istiyorum. Çünkü bu formatta yazmaktan gerçekten keyif alıyorum. Temmuz 2011’de açtım sayfamı. Yüzlerce yazı, binlerce kelime biriktirdim. Daha da önemlisi, hayatımın son...

Yaşamın Dokusu

Haziran 11, 2026/

Yazarın çalışma masası dokuma tezgâhına benzer. Rengârenk kelimeleri düğümleyerek yaşam dokur. Renkleri aynı olsa bile her düğüm ancak deseninde anlam bulur. “Sarının yanına turuncu yakışır, bir üste de kırmızı yerleştirsem… Köşeyi beyazla dönerim…” Ustanın derdi...

Saksı

Haziran 11, 2026/

İçine kıvrılıp yeşerdiği saksıdan boy vermeye başlayınca etrafını gördü. Gözünün görebildiği kadar bakınıyor ama soğuk duvardan başka bir şey göremiyordu. Kafasını göğe kaldıracak kadar boynu uzamamıştı. Boyun vermek ile boy vermek farklı şeylerdi. Boy uzun...

Daha Fazla Yükle

End of Content.

En Son Yazılanlar

  • All Posts
  • Zihin
  • Terapi Notları
  • Öykü
  • NLP
  • Masal Sihri
  • Labirentteki Kelimeler
  • Kelime
  • İnsan
  • İletişim
  • Etkin Okuma
Yaşamın Dokusu

Haziran 11, 2026/

Yazarın çalışma masası dokuma tezgâhına benzer. Rengârenk kelimeleri düğümleyerek yaşam dokur. Renkleri aynı olsa bile her düğüm ancak deseninde anlam bulur. “Sarının yanına turuncu yakışır, bir üste de kırmızı yerleştirsem… Köşeyi beyazla dönerim…” Ustanın derdi...

Saksı

Haziran 11, 2026/

İçine kıvrılıp yeşerdiği saksıdan boy vermeye başlayınca etrafını gördü. Gözünün görebildiği kadar bakınıyor ama soğuk duvardan başka bir şey göremiyordu. Kafasını göğe kaldıracak kadar boynu uzamamıştı. Boyun vermek ile boy vermek farklı şeylerdi. Boy uzun...

Load More

End of Content.